Şiirler

Sitemkar Melodiler

hani derler ya “aşk”..
umutsuzca beklerken sen karanlıklarda,
pusularda yatar..
hayasızca gülmesi vardır bir de..
kanasın yaram delik deşik olsun ya,
bir ihtimal gözetirim aşkın insafından..
katıksız sevdim seni ulan.!
katıksız sevdim sesini..
lakin sessizce bırakıverdin ayrılığı avuçlarıma..
demiyorum sana ne insaf ne de laf..
git ulan.!
al hayasız aşkını.
vurmasın gözlerin tenimi..
ardına bakma birde..
toz kaldırmasın eteklerin
her savruluşunda yüreğimden..


Yalnız Başıma

Yılların biriktirdiği yalnızlıklar..
Omuzlarım üstünde,
Eziliyorum..
Her dakika esenlikler diliyor,
Geçmişime, bana..
Hayat sahteleri ayırıyor,
İnsanlar ise saçma birer figüranlar..
Bir sigara daha yakıyorum..
Yaklaşan ölümümün verdiği keyif ile
izliyorum, bu oyunu, haz alarak..
Yalnız Başıma..


Unuturum

Kısa kulplu bardağımı koydum,
Unuttum tren biletimi altında,
Unutmuşu oynadım,
Gelemezdim.
Bir sahte vardı orada,
Sahte dünyalara kayan vagonlar,
İçi gülücükler dolu,
Ama yalnız..
Sitemden..
Kalkmadım masamdan, oturdum..
Terkettim treni ve vagonlarını,
Sahte gülücükleri..
Unuttum hepsini,
Unutmuşu oynadım, hep seni..


Zamansız Ayrılıklar Şehri

içi binlerce ışık dolu.. binlerce ateşböceği..

Ne kadar yalansız, boş ve loş sokakları.. Gecenin saflığı ve aynı zamanda tehlikesi vardı yüzünde, öylece dağılmıştı.. Ağlıyordu zaman..
Git dediğin o zaman, anladım ne kadar güçlü olduğumu.. Kal..! Benimle Savaş..! Demek zor oldu. Her neyse..
Ektiğim gözyaşlarımı buduyorum bu zamanlar, ardından.. Ne de güzel kokar oldular, dokunamadığım tenin gibi..
İçi binlerce ışık dolu, yalansız, revansız, zamansız, ayrılıklar şehrinde, artık unutulan ve ağlayamayan bir onlar değil..
Bu curcunada, adımı kazıdım.. Bir ağaç gövdesine.. Senin adınsız..


Distopya

Karanlıkların filizlendiği, en derin duygusal çırpınışlarda geçen biçare zamanın öyküsünü anlatıyordu saatler..
“Akrep’ e” misilleme yapan “Yelkovan’ ın” sinsiliği misali, hızla koşan bir sözcük deyimi oluveriyor ve sonra düşüyordu en derin yarların dibine.. Karanlık cesedi ile..
Anlamsızlıkların çığlıkları yırtarken bedenimi, senli olmanın hüznünü düşünüyordum, tek satır sevdamın kucağında..
“Var Olamamanın Bilinci”, tüketerek geliyor nefesini, hızla çarpıyor tokat gibi yüzüme..
Avuçlarıma ektiğim kader gözyaşlarım, yeşeriyor… Karanlık filizlerin arasından.. Ne kadar ki, soluyor, yalnız üşüyen bedenim gibi ve bir de katı haline dönüyordu ruhum inceden..
Bağırmak, boşa nefes tüketmek.. Harcıyor zamanımı, düşünmem gereken onca acı söylevler var iken kulaklarımda..
Kirli, paslı yüzüm ekşiyor, Mikâil’ in zamansız yağıveren yağmuruna aldırmaksızın..
Alternatifimi yazdım Tanrı’ ya ve onun “Meşhur” tanrısallığına.. Alternatifime inandım..
Düştüm kendi yokluğumun yoluna, aramak bile sıkıntı veriyor bu sıralar…
“Eşgalsiz Umutlar” dolduruveriyor her bir yanımı, suratsızca bakışıyorlar.. Sözleri olmadan, kelimelersiz, tıkırtılar ile akıp gidiyor sensizliğim.. tekrar dönüyorum gemilerimi yaktığım o karanlık limanıma..
Yok ediyorum “Yarınlarımı”, “Dünlerime” inat gülüyorum ,”Bu Günlerim de”..
Ama ne var ki, hepsi toz oluyor sahteliklerin rüzgarında, gelincik polenleriyle dans ederek..
O aptalca sözlerim ile beklerken, seyrediyorum ancak dağılıp giden herşeyimi.. Yakmaya bile “bir tutam umudum” yok iken..
Kesiveriyorum şah damarımı, bir keskin nefret kenarı ile..
Lâkin acıyor gözlerim, o umutsuz biçare bedenime, eski sevdalarımın “ucu yanmış mektuplarını” bastırıyorum bu sefer, “kanlı düşüncelerim ile”..
Kuru öksürükler ile dolu amansız gecemde, sigaramda çektiğim “son nefesim de” bile, “küfür” ediyorum.. “Şehâdet” ile hayatıma..
Acıyor beynim, sulanmış gözlerimin kanlı saflığını yansıtıyor, sahte aynalardan, sahte gülümsemelerime..
İnanıyorum artık.. Bir “karanlık Dünya” var ve ben o karanlık dünyaya “Hükümran” olmuşum..
O zaman, “Zalimce”, Savruluyorum..
Acımaksızın parçalıyorum, seni.. Yani bende kini..
“Senli Sevdalarımı ve Düşüncelerimi”..
“Darbe Yaparak Düşürüyorum Yüreğimi Tahtından”,
“O Karanlık Distopya’ mın Zalimliğinde”..


Ütopya

Susuz gecelerimin tekrarında ki hüznümü aktarıyordum, ateş ile satırlara..
Sonsuz elemimi anlatan, acılarımın sırtımda ki ezeli rekabetini..
Düşünmenin acı verdiği bir hayal dünyasına keşif yaptım..
Diz boyu bataklıklarında, edebi değeri olmayan lakerdalar doluyordu..
Gecesi, gündüzü, yalan duvarlarından akıtan, bir servi ağacı dalı gibi, eğilip bükülen yürekler vardı..
Sancılar içinde atarken adımlarımı, aklım bin parça, fikrim ise gamsız idi..
Işığı sonunda, deniz feneri..
Klavuz kaptansız gemimde, sonsuz yürek deryalarında karaya otumuştum..
Anlatımsız hikayeler üşüşürken başıma, tek fısıldadığım şehadet sendin..
Ölüm üzerinde destanlar yazabilirim sevgili..
İmgeler aklımda binbir kur yaparken, deli dansları ile..
Sessizliğin çığlığı kulaklarımda sen oluverirken..
Odak noktamı kaybediyordum..
Dalıyordum senli hülyalara; tam kalbinden, en kırmızısından..
Yüreği avucunda seken, seyyah gözleri vardı bulutlarımda..
Aşılan duvaların adam gibi gölgelerine terkettim onları ya..
Zamansız ayrılıklar şehri içini boşaltıyor yüreğime, binbir elem dolu zehri ve kasveti ile..
Ve tekrar tekrar acıyorum, senin ellerinsiz üşüyen bedenime..
Yanlız, acırım ruhuma, soğuk bedenimde hapsolan yanlızlığı ile..
Devam eden çile satırları, koyu kırmızı damlalar ile akarken kalemimden, terkediyorum sevdamı, bülbül yanlız kalsın, hasret kalsın gülüne..
Provasını yaptığım sözlerimi tekrarlıyorum, çenemde acı bir sinsilik cümlesi gezinirken..
Sorumsuz veledini bırakmış zaman ellerime, zaten soğuk avuçlarım, birde ıslanırdı, kasvet dolu kaprisleri ile, donardı..
Arkası yarınlarımın sahne arkasısın benim beynimde..
Filmimde ölemeyen jöndün, bir nevi hayallerimde..
Kesiyorum satırlarımı kan ile..
Yanlız imzam bir komik yine..
Adı;
Ne bileyim..
Sen yine..
Yarattığım ütopyamın terkedilmiş şehrinde..


Sen

Ayrılırken,
Kollarından kesiliyor kollarım..
Ardında bıraktığı şavkı,
Mavi derinliğin yakamozunda,
Üzülüveriyorum..
Yine bensiz yatacaksın..
Olsun gülüm..
Gölgem uzanıveriyor, tutuyor ellerinden,
Ve sen hep kollarımdasın..


Yine Herşey Aynı Sen’le Bitti

unutmadığım ayrılıklarım inerken gözüme,
su çiçeği misali gözyaşıyla,
yeni,
yine bir başka sen varsın..
kör olayım o zaman,
belki göremem hayallerimi..
bir tutam öksürük acıtırken,
göğsüme,
sen ile bastırdım ellerimi..
artık bir başka yüz var,
yüzünde..
düşmanım, hülyalı mehtaplara,
göğsümde sen yok iken..
hasta oluyorum.
son sigaram, duble rakım, sen lokmam,
yine umursayamıyorum kendimi.
diyorum ya can içim;
masamda sen yokken,
ölümde,
haram..


Bilemeyeceksin ki

avuçlarıma keder ektim,
gözyaşımla yeşerttim,
ve sen yine yoktun..
hep meyveleri ben yedim..
kopararak çığlıkları yüreğimden,
sanatkar elleriyle, biçim verdim.
resim oldu, heykel, nota
hep bunları ben bildim..
kalem tükendi yazamadım,
sen, tükendi sevemedim,
alıştım ayrılığına..
ayrılıkta bitecek ama,
yine hep ben ağladım..


Veremediğim Ayrılık Mektuplarım – Son

Geride Kalanlar Rüzgar ile Dağılıp Gitti..

Bu son mektubum sana.. Eline ulaşmıyacağını bildiğim son mektubum.. Bu nedenle kısa kesmek istiyorum..

Her nefes alışımda kısa geçen anlarımda, yokluğunun muhakemesini yapmaktan sıkıldım. Çünkü artık tamamen olmadığının farkına vardım. Ve bir daha olamayacağının da farkındayım.. Bu yüzden yüreğimi dağladım ve kapanan bu yara ile mazimde tatlı bir gülümseme olarak kaldın..

Artık sevgi sözcükleri de anlamsızlaştı..
Gidişini bile unuttum..
Seni unuttuğum gibi..
“Bitti..”


Veda Mektubum

birgün gidersem bu şehirden aniden,
ne üzülürüm, ne de özlerim içimden..
arkamda bıraktıklarım; avunur, durur..
sadece ayrılık olur lafta kalır,
sevda yanlız kalır..
ağlarım, umutsuzum, belkide yalnızım..
ama senden ayrılır, koparım..
şehirlerin içinden geçerim giderim,
bir sen kalırın içimde, yüreğimin dibinde..
taşırım sevdanı, ağır bir yük gibi
azığım, katığım olur, susuzluk olur,
dökülürüm, koparım, gölgemi terkederim,
yine de isterim seni yanıma, yüreğime..
birgün yazabilirsem, yüreğime adını kazırım..
sensiz geçen günlerime.. adını okurum..
şehirlerin içinden geçerim, giderim..
bir sen kalır içimde, yüreğimin dibinde..

2 Responses to Şiirler

  1. ateist şair

    şiirlerde çok arabesk ve sıradan tabirler var özne yüklem uyuşmazlıkları anlatım bozuklukları vs hat safhada hani yazmaya kalksam vaktim de yok ama ille de neler bunlar kardeşim dersen yavaş yavaş gösterebilirim ama hayır sen de kim oluyorsun en iyisi benim yürü lan deve dersen ya da hobi olarak yapıyorum bu işi yemişim senin hocalık pozlarına giren didaktik yapını/ saygı duyar çeker giderim. şiirlerinin genelinde kelime tekrarları kurandakinden fazla hele aynı anlama gelen kelimeleri de katarsak sen düşün. konular her zamanki gibi aşk ayrılık ona da tamam fakat şair farklı anlatmalı istediklerini ama bunu yaparken sırf farklı olmak için değil hem özgün olmak hem de farkını ortaya koymak için.internet sitelerinde yığınla sol yanım sancıyor insafsız tarzında numunelik şiir bulunmakta. imgesel şiiri pek sevmiyorsun sanırım hani o ikinci yeni kuşağın tarzını ama halk dilini de kullanmaya çalışıp bu kadar sıradan anlatırsan duygu dünyanı okuru etki alanına çekemezsin.şiiri sevmen güzel bunca şiir yazıp araklamadan kendi tarzını yansıtmaya çalışmışsın ki bu yüzden yorum yazıyorum sana. herşeye rağmen bir şeyler var sende ilk dönemler ben de bu sıradanlıkta can çekişiyordum ama adım adım bunu yendim.sana tavsiyem bol bol şiir oku ve de şiir ve edebiyat hakkında yazılar kitaplar vs. sonra kendine tarzını yepyeni kelime ve imgelerle dört nala koştur.bunları sana yaşının genç olduğunu tahmin ederek söylemiş bulunayım çünkü hiç yetenek görmesem tek söz dahi etmezdim.ben eğer şu an iyi yazıyorsam bana gelen bir iki ağır eleştiri sayesindendir ki hala aklımdadır o eleştiriler ve o zamandan beri ansızın yazıp hemen eserlerimi yayınlamadım söyleyeceklerimi nasıl en uçlarda kimsenin söylemediği gibi söylerim diye kafa yordum. şiirlerinde samimi olmayı sürdür ama ajitasyon gibi algılanacak anlatımlardan kaçın.öylesine bir denge ve tutarlılık kurmalısın ki bunu yaparken hem amatörlüğünden bir şey yitirmeyeceksin hem de hata yapmayacaksın.zor ama imkansız değil.bu arada unutmadan yine bir şey belirteyeşm şiirlerinde bazılarında özellikle kafiye ve ses uyumu yapacağım derken manileştirmişsin nerdeyse şiirleri bundan kaçınmaya çalış.şarkı sözlerinde bile bu kadar ses uyumu olmaz.neyse tek tek şiirlerimdeki hatalarımı göster dersen vaktim oldukça bunu yapabilirim bu sana küçük bir yapıcı eleştiri olsun sakın yıkıcı algılama. aslında şiirlerini yeni farkettim ben kuran eleştirilerini okuyordum güzel yakaladığın şeyler var kutlarım o yazıların için.başarılar ve sevgiler.

  2. Eleştirilerin için sağol. Objektif bir göz çok faydalı olacaktır.. Bir detayı belirteyim izninle, uzun bir süredir ilişkim kesildi lakin önce ki süreçlerde kendimi geliştirme fırsatı buldum. Umarım yeni paylaşımlarda, tekrar görüşebiliriz.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s